“Çocuğum Ders Çalışmak İstemiyor” Diyen Anne Babalar İçin Acı Gerçekler

Bir akşam daha…

Defter açık, kalem elde ama çocuk ortada yok.

Ya koltukta yuvarlanıyor, ya hayali bir oyun kurmuş, ya da “birazdan” kelimesinin arkasına saklanmış.

Ve sen yine aynı cümleyi kuruyorsun:

“Ben senin yaşındayken…”

Ama dur.

Belki de sorun çocuğunda değil, sistemde.

❗ Gerçek 1: Her çocuk ders çalışmak zorunda hissettiği anda kapanır

Çocuk beyni “zorunluluk” kelimesini duyduğu an savunmaya geçer.

Bu tembellik değil.

Bu kendini koruma refleksi.

Ders çalışmak, çocuk için:

• Anlaşılmayan bir dil

• Bitmeyen bir görev

• Sonu olmayan bir beklenti

haline geldiyse, kaçması çok normal.

❗ Gerçek 2: “Otur da çalış” bir yöntem değildir

Bir çocuğa sadece ne yapacağını söylüyoruz,

ama nasıl yapacağını öğretmiyoruz.

• Nereden başlayacak?

• Kaç dakika?

• Ne zaman mola?

• Bittiğini nasıl anlayacak?

Bunların cevabı yoksa çocuk için ders:

“Kocaman, belirsiz, ürkütücü bir şey” olur.

❗ Gerçek 3: Çocuklar başarısız olmaktan değil, hayal kırıklığı yaratmaktan korkar

Çoğu çocuk “yapamıyorum” demez.

Onun yerine:

• Oyalanır

• Kaçar

• Ağlar

• Sinirlenir

Çünkü aslında şunu düşünür:

“Yapamazsam annem/babam üzülür.”

Bu yük, küçük bir kalp için ağırdır.

Peki ne yapmalı? (Gerçekten işe yarayanlar)

✔️ Ders süresini değil, başlangıcı planla

“1 saat ders” değil.

“10 dakika başlayalım” de.

Başlamak = yarı başarı.

✔️ Çocuğu yalnız bırakma ama başında da durma

Aynı odada ol.

Kendi işinle ilgilen.

Bu mesajı ver:

“Buradayım ama seni kontrol etmiyorum.”

✔️ Dersi değil, çabayı fark et

“Ne kadar yaptın?” yerine

“Başladığın için teşekkür ederim” de.

Çocuk anlaşılmak ister, not değil.

✔️ Her çocuk aynı hızda öğrenmez

Komşunun çocuğu, kuzen, sınıf arkadaşı…

Bunlar çocuk için ölçü olmamalı.

Her çocuk kendi zamanında açar.

Son söz

Eğer çocuğun ders çalışmak istemiyorsa,

bu senin kötü bir ebeveyn olduğun anlamına gelmez.

Ve bu, çocuğunun başarısız olacağı anlamına hiç gelmez.

Belki de tek ihtiyacı olan şey:

• Anlaşılmak

• Küçük adımlar

• Biraz nefes

Ve en önemlisi:

“Ben senin yanındayım” duygusu.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top